Çocuk doktorunun büyüme tablosuna bakarken kaşlarını hafifçe kaldırdığı o an, birçok anne baba için uzun bir kaygının başlangıcıdır. Ardından suçluluk gelir: “Ben mi yanlış yaptım?” Çocukluk çağı obezitesi tek bir kişinin hatası değildir. Genetik, uyku, hareket, ekran süresi, çevredeki gıdalar ve aile düzeni bir araya gelerek bu tabloyu oluşturur. İyi haber şu ki çocuklar değişime yetişkinlerden çok daha açıktır.
Tablonun Doğru Okunması
Çocuklarda kilo durumu yetişkinlerde olduğu gibi tek bir sayıyla değerlendirilmez. Yaşa ve cinsiyete göre hazırlanmış büyüme eğrileri kullanılır ve çocuğun bu eğriler üzerindeki seyri takip edilir. Fazla kilo, çocuklukta bile yüksek tansiyon, insülin direnci, eklem ağrıları, uykuda nefes problemleri ve özgüven sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle konuya erken eğilmek önemlidir. Ancak tanı ve takip mutlaka uzman eşliğinde yapılmalı, evde kendi kendine teşhis koymaktan kaçınılmalıdır.
Diyet Değil, Aile Düzeni
Bir çocuğu tek başına diyete sokmak hem işe yaramaz hem de duygusal açıdan yaralayıcıdır. Kardeşleri cips yerken ona salata vermek, onu ailenin içinde yalnızlaştırır. Etkili olan yaklaşım, bütün ailenin alışkanlıklarını birlikte gözden geçirmesidir. Evde şekerli içecek bulundurmamak, kızartma yerine fırın ve haşlama tercih etmek, sofraya her öğün bir sebze yemeği ya da salata koymak, ekmeği tam tahıllı seçmek gibi değişiklikler herkese yarar. Bu yolda çocuk değil, ev değişir.
Hareketi Sevdirmek
Çocuğu zorla yürüyüşe çıkarmak yerine onun keyif aldığı bir hareket bulmak çok daha kalıcı sonuç verir. Bisiklet sürmek, ip atlamak, yüzmek, dans etmek ya da parkta top oynamak spor salonundan çok daha çekici gelebilir. Çankırı’da yaz akşamları yapılan aile yürüyüşleri, hafta sonu Ilgaz eteklerinde geçirilen bir gün ya da kışın kar topu oyunları harekete eğlenceli bir neden yaratır. Okul çağındaki çocukların günde en az bir saat aktif olması önerilir; bu süre gün içine dağılmış küçük parçalardan da oluşabilir.
Uyku ve Ekran Dengesi
Az uyuyan çocuklarda iştahı düzenleyen hormonlar etkilenir ve ertesi gün daha fazla yeme isteği duyulabilir. Gece geç saatlere kadar süren ekran kullanımı ise hem uykuyu çalar hem de hareketsizliği artırır. Yatak odasını ekransız bir alan haline getirmek, akşam yemeğinden sonra telefon ve tabletin belirli bir saatte bir kenara bırakılmasını aile kuralı yapmak etkili adımlardır. Bu kurallar yetişkinler için de geçerli olduğunda çocuklar çok daha kolay uyum sağlar.
Çocuğun Duygularını Korumak
Kilo ile ilgili konuşmalarda dil çok önemlidir. “Şişko”, “göbek yapmışsın” gibi ifadeler şaka yollu bile söylense çocuğun kendine bakışını derinden etkiler. Okulda alay edilen bir çocuğun yemeğe sığınması da sık rastlanan bir döngüdür. Tartıyı aile gündeminin merkezine koymak yerine enerjik hissetmekten, merdiveni nefes nefese kalmadan çıkmaktan ya da sevdiği oyunu daha uzun oynayabilmekten söz etmek motivasyonu korur. Çocuğunuz her kiloda sevgiyi ve kabulü hak eder.
Konunun il genelindeki karşılığını merak ediyorsanız Çankırı diyetisyen sayfasını okuyabilirsiniz.