Bebek mama sandalyesinde, önünde açık bir çizgi film; anne kaşığı ağzına götürürken çocuk gözünü ekrandan ayırmadan ağzını açıyor. Pek çok evde bu sahne, yemek yedirmenin işe yarayan tek yolu gibi görünür. Yorgun bir akşamda ekran bir kurtarıcı gibidir, bunu anlamak zor değil. Ama bu alışkanlığın uzun vadede çocuğun yemekle ilişkisini nasıl etkilediğini bilmek, değişim için ilk motivasyonu sağlar.
Ekran Tokluk Sinyallerini Örter
Yemek yerken dikkat başka bir yerdeyken beyin, midenin gönderdiği doyma sinyallerini fark etmekte zorlanır. Çocuk ya farkında olmadan gereğinden fazla yer ya da tam tersine ağzına konan lokmayı çiğnemeden bekletir. Ekran başında yemeye alışmış çocuklar zamanla açlık ve tokluk hislerini tanıyamaz hale gelebilir. Bu da ileriki yaşlarda hem fazla kilo hem de iştahsızlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Yemeğin tadını, kokusunu ve dokusunu fark etmek sağlıklı beslenmenin temelinde yer alır.
Reklamlar ve Atıştırmalık İsteği
Çocuklara yönelik içeriklerde ve reklamlarda sıklıkla şekerli, tuzlu ve yağlı ürünler gösterilir. Uzun süre ekran karşısında kalan çocuklar bu ürünleri daha çok ister ve marketteki pazarlıklar da buradan beslenir. Ayrıca film ya da oyun sırasında elin kendiliğinden cips paketine gitmesi, aç olmadan yeme alışkanlığını pekiştirir. Ekran süresini kısaltmak tek başına bile bu atıştırma döngüsünü belirgin biçimde azaltabilir.
Ekransız Sofraya Kademeli Geçiş
Bir anda tüm ekranları kaldırmak çocukta güçlü bir tepkiye yol açabilir. Kademeli ilerlemek daha gerçekçidir. Önce günde bir öğünü ekransız yapmayı hedefleyebilirsiniz; genellikle akşam yemeği bunun için en uygun zamandır. Ekranın yerine sofraya küçük sohbet oyunları getirmek işe yarar: günün en güzel anını anlatmak, tabaktaki renkleri saymak ya da yemeğin hangi sebzelerden yapıldığını tahmin etmek gibi. İlk günler çocuk huzursuzlanabilir, daha az yiyebilir. Bu geçiş döneminde sabırlı olmak ve kararlılığı korumak çok önemlidir.
Büyüklerin Elindeki Telefon
Çocuklardan ekransız yemelerini isterken anne babanın elinde telefon olması mesajı zayıflatır. Sofraya telefon getirmemek tüm aile için geçerli bir kural haline geldiğinde çocuklar bunu bir ceza değil, ailenin ortak bir alışkanlığı olarak görür. Televizyonu yemek boyunca kapalı tutmak da ortamı sakinleştirir. Çankırı’nın uzun kış akşamlarında ailece kurulan bir sofra, ekranın sunamayacağı bir sıcaklık ve yakınlık yaratır.
Ekranın Bıraktığı Boşluğu Doldurmak
Çocuklar ekransız sofrada önce sıkılabilir; bu doğaldır. Onlara sofrada görev vermek bu boşluğu doldurmanın en güzel yoludur. Masayı kurmak, ekmeği dağıtmak, salatayı karıştırmak ya da su bardaklarını doldurmak çocuğa önemli olduğunu hissettirir. Küçük çocuklar için kendi tabağını ve çatalını seçmek bile büyük bir heyecan olabilir. Zamanla sofra ekranın değil sohbetin ve paylaşımın merkezi haline gelir; bu da çocuğun yemekle kurduğu bağı köklü bir şekilde iyileştirir.
Kendinize uygun yaklaşımı belirlemek için Çankırı’da diyetisyen desteği sayfasındaki öneriler de yol gösterebilir.