Ergenlik Döneminde Beslenme: Değişen Beden, Değişen İştah

Bir sabah mutfağa girdiğinizde buzdolabının boşaldığını, ekmeğin bittiğini ve on üç yaşındaki çocuğunuzun hâlâ “acıktım” dediğini görebilirsiniz. Ya da tam tersine, yıllarca her şeyi yiyen çocuğunuz birden kahvaltıyı atlamaya, akşam yemeğini geçiştirmeye başlar. Ergenlik, bedenin hızla değiştiği ve gencin kim olduğunu aradığı fırtınalı bir dönemdir. Sofra da bu fırtınadan payını alır.

Büyüme Atağı ve Artan İhtiyaçlar

Ergenlikte boy uzaması, kas ve kemik gelişimi hızlanır. Bu dönemde enerji, protein, kalsiyum, demir ve çinko ihtiyacı belirgin biçimde artar. Kemik kütlesinin önemli bir bölümü bu yıllarda kazanılır; süt, yoğurt, peynir ve koyu yeşil yapraklı sebzeler bu açıdan çok değerlidir. Adet görmeye başlayan kızlarda demir eksikliği daha sık görülür. Kırmızı et, kuru baklagiller ve yumurtayı C vitamini içeren besinlerle birlikte tüketmek demirin emilimine katkı sağlar. Artan iştah çoğu zaman bir sorun değil, bedenin doğal talebidir.

Kahvaltıyı Atlayan Gençler

Geç yatıp erken kalkan bir genç için kahvaltı, uyku uğruna feda edilen ilk öğündür. Oysa sabah aç çıkan öğrencinin derse odaklanması zorlaşır, öğlen saatlerinde de kantinde hızlı ve çoğunlukla dengesiz seçimlere yönelir. Masada oturup uzun bir kahvaltı yapamıyorsa bile elde yenebilecek peynirli bir sandviç, bir bardak süt ve bir meyve büyük fark yaratır. Ona sabah ne yemek istediğini sormak ve tercihlerini ciddiye almak, kahvaltıyı bir zorunluluk olmaktan çıkarır.

Beden Algısı ve Hassas Sözler

Ergenlikte bedenle ilgili her söz büyütülerek duyulur. Masada söylenen “biraz kilo almışsın” ya da “çok zayıfladın” gibi cümleler, iyi niyetle söylense bile gencin zihninde uzun süre yankılanabilir. Sosyal medyada gördüğü filtrelenmiş görüntüler de baskıyı artırır. Bu dönemde konuşmayı kilo ve görünüşten uzaklaştırıp güç, enerji ve sağlık üzerine kurmak çok daha koruyucudur. Öğün atlama, gizlice yeme ya da aşırı egzersiz gibi işaretler fark edilirse vakit kaybetmeden destek almak gerekir.

Sporcu Gençlerin Sofrası

Futbol, basketbol, güreş ya da halk oyunları gibi düzenli spor yapan gençlerin enerji ve sıvı ihtiyacı daha fazladır. Antrenmandan önce hafif ama karbonhidrat içeren bir ara öğün, sonrasında ise protein ve karbonhidratı bir arada içeren bir öğün toparlanmayı destekler. Hazır protein tozları ve enerji içecekleri bu yaşta çoğu zaman gereksizdir; ayran, yumurta, mercimek çorbası ve pilav gibi evde bulunan yiyecekler ihtiyacı fazlasıyla karşılar. Su şişesini antrenman çantasının vazgeçilmezi yapmak da iyi bir alışkanlıktır.

Sofrada Açık Kalan Bir Kapı

Ergen çocuklar ebeveynlerinden uzaklaşıyormuş gibi görünse de aile sofrası onlar için hâlâ güvenli bir limandır. Haftada birkaç akşam herkesin bir arada oturduğu, telefonların masadan kalktığı bir yemek, konuşma için doğal bir fırsat yaratır. Gence yemek hazırlama sorumluluğu vermek, örneğin haftada bir akşamın menüsünü ona bırakmak, hem özgüvenini artırır hem de yemekle sağlıklı bir bağ kurmasına yardım eder. Bu yıllarda öğüt vermekten çok dinlemek işe yarar.

Benzer sorular için Çankırı diyetisyen sayfamızda daha geniş bir çerçeve bulabilirsiniz.